1 Temmuz 2018 Pazar

NEDEN DİNİ PAYLAŞIMLAR YAPIYORUM?

Bazı arkadaşlarım ve yakın çevremdekiler bana soruyor "neden dini paylaşımlar yapıyorsun?" diye. Eskiden nasıl yaşadığımı bildikleri için sormaları gayet normal yadırgamıyorum.

Geçmişte nasıl yaşadığımı yakın çevrem bilir, bilmeyenler icin kısaca bahsetmek gerekirse; ben seküler insanın yaşadığı gibi dünyadan alabildiğince haz alarak yaşayan hayatında din olmayan Allah'ın rızasını kazanmak gibi bir gayesi olmayan biriydim. Biriydim diyorum çünkü yaklaşık 4 seneye kadar bu görüşüm değişti 4 sene öncesi belli bir sorgulama ve anlam arayışına girdim. Bu dünyada ki amacımız nedir ? neden buradayız? neden varolduk? nerden geliyoruz ve nereye gidiyoruz? gibi aslında her insanın belli bir dönem kendisine sorduğu ama geçiştirdiği temel varoluşsal soruları bende kendime sordum. Ölesiye calışarak kazanma hırsı, başarı güdüsü ve sahip olma tutkusu bizi öylesine ele geçirmiş durumda ki varoluşsal çığlıklarımızı duyamaz hakikati göremez hale geliyoruz.

Bende ki bu çığlıklar baya bir artış gösterdi ve ben artık örtemez hale gelip belli bir arayışa girdim. Mesela ölmek bana son derece ilginç geliyordu ben ölmek için mi doğdum ? Eger öleceksem neden yaşıyorum? Yani şunu demek istiyorum, şuan ki sistemin insana biçtiği rol aşağı yukarı aynı; belli bir süre okul dönemi sonrası iş hayatı para kazanmaya başlayınca bir şeyler (ev/araba/vb.) satın almak için girişilen uğraşlar sonrası evlilik çoluk çocuğa karışma ardından emeklilik, çocukların evlenmesi derken sevdiğin insanların yavaş yavaş ölmesi sonra da hop sen gidiveriyorsun ve bitiyor.. ee bu kadar mıydı ? Bunun için mi geldim ben bu dünyaya demez mi insan ? Der... demeli... saçma değil mi? Ölüm var ve sen yaşıyorsun niçin yaşıyorsun ? Sana kalmayacak şeyler için! Öldüğünde bütün herşey yok olacak ve sana hiç bir şey kalmayacak o yüzden insanların çoğu ölümü hiç düşünmüyor ölüm yokmuş gibi yaşıyor, ölümü geçiştirerek/düşünmeyerek ölümsüz olacakmış yanılgısına kapılıyor. Hatta bu tarz konular açılınca hemen kapatmak istiyoruz düşünmek istemiyoruz. Bu yazıyı okuyanlardan bazıları "ne sacmaliyor lan bu" diyebilir desin o tarz beyinlerin zaten benim hayatımda önemli bir yeri yok hiç kafama takmam bana bu tarz soruları gündemine alacak insanlar lazım bir kişi bile olsa bana kafidir.

Benim için yaşamın ve ölümün bir anlamı olmalıydı. Sadece bir şeyler satın almak ve karşı cinsle güzel birliktelikler geçirip alabildiğince haz elde etmek için varolmuş olamazdım.

Çok uzatmıyorum ben bütün kafamdaki soruların cevaplarini "aman sakın elleme çarpılırsın" dedikleri Kur'an'ı elime alıp okumaya başlayınca buldum(çarpılmadım). Kur'an'ı  okuduğumda çok şaşırdım şaşkınlığımı üstümden atmak epey bir zamanımı aldı. Çünkü kafamda ki Kur'an ve İslam algısı çok farklıydı ama ben bambaşka bir İslam'la karşılaştım okudukça ve araştırdıkça hayranlığım kat ve kat arttı Kur'an 'ı elimden bırakamaz oldum ve Allah'ın istediği gibi yaşamaya başladım, dini emirleri yerine getirdikçe de ailem ve yakın çevremden "tarikata mı girdin?" "cemaate mi girdin?" gibi soruların muhatabı oldum.
İnsanların kafasına "bir kişi dinini yaşıyorsa illa ki bir yere bağlı olmalı" gibi bir algı oluşturulmuş durumda hele ki geçmişi İslam'a uygun olmayan sonradan dine yönelenlere şucu olmuş, bucu olmuş tarikata girmis, cemaate girmiş diye yaftalamaya meraklı beyinleri iğdiş edilmiş kitle sayısı çok fazla. Oysa Kuran bunu yasaklar sadece Kuran'a tabii olun der. Bende sadece Allah'ın kitabina bağlıyım, aklını ve iradesini başkasına teslim etmek salaklıktır. Ben de salak değilim Allah'a şükür... Dinlediğim takip ettiğim hocalar tabii ki var ama bunların hiç birini mutlak doğru olarak kabul etmem bu putperestliktir! Açıkçası insanların benim hakkımda ne düşündükleri zerre kadar umrumda değil. Ben kendimi insanlara beğendirmek için değil Allah'a beğendirmek için dünyadayım.

Benim Kuran'ı en güzel şekilde anlamak ve İslam'ı en güzel şekilde yaşamak gibi bir davam, Allah'ın rızasını kazanmak gibi bir hedefim var.

Paylaşımlarımı da bu sebepten dolayı yapıyorum. Çünkü Allah Müslümanlara Kuran ayetlerini insanlara ulaştırma/ tebliğ etme sorumluluğu yükler;

---Allah, kendilerine kitap verilenlerden kesin söz aldığında  “Bu Kitabı insanlara açık açık anlatacaksınız, asla gizlemeyeceksiniz!” dedi. Verdikleri sözü göz ardı ettiler ve karşılığında geçici bir bedel aldılar. Aldıkları o şey, ne kötüdür!
(Kur'an Al-i İmran 187. Ayet)---

Bu ve bunun gibi bir çok ayetten ötürü öğrendiklerimi gerek Facebook'dan gerekse bulunduğum her ortamda insanlara aktarmaya çalışıyorum. Belki bu sayede bir kişi bile olsa açıp Kur'an'ı okur ve Allah'a teslim olma şerefine nail olarak özgürlüğüne kavuşur.

---Allah’a çağıran, iyi işler yapan ve “Ben Allah’a tam teslim (müslüman) olanlardanım” diyen kişinin sözünden daha güzelini kim söyleyebilir?
(Kur'an - Fussilet suresi 33. Ayet)---